Kendinizle Anlaşma Yapın

0

Kendinizle anlaşma yapmak kendinize karşı öfkelenmenizi, kendinizle çelişmenizi önler ve kendinizle barışarak isteklerinizi doğru bir şekilde saptamanızı sağlar. Kendinize yalan söylemezsiniz, daha önce yaptığınız hatalar için kendinizi affedersiniz ve herkesle iyi iletişim kurarsınız.

Kendinizle anlaşmanız için dört unsuru benimsemeniz ve içselleştirmeniz gerekir. Bunun adı ‘Dört Anlaşma’. Don Miguel Ruiz yazdığı kitapta bu dört anlaşmayı benimseyen kişilerin mutluluğu bulacağını söyler. Kitap Toltek Bilgeliği’ne dayanır. Toltek Bilgeliği bu dört anlaşmayı benimsemeyi ve her zaman uygulamayı gerektirir.

Dört Anlaşma Bir Klişe mi?

Dört Anlaşma asla klişe değil. Bu kitabın klişeleşmesinin nedeni aslında okunması ve uygulanmaması. Dört anlaşmayı uygulamak kolay değil. Ancak bu anlaşmaları uygulamaya çalışan en önemlisi de uygulamak isteyen ve bu anlaşmalara inanmak isteyen herkes kendiyle anlaşma yaparak mutluluğu bulabilir.

Dört Anlaşma’nın unsurları şöyle sıralanır:

  • Sözünde özenli olmak
  • Hiçbir şeyi kişisel algılamamak
  • Kimseyi yargılamamak
  • Yapabileceğinin en iyisini yapmak

Herkes Kendi Rüyasını Görür

Herkes kendi rüyasını görür. Herkesin rüyası farklı. Çünkü herkesin inançları, bakış açısı ve beyninin içindekiler farklı. Hiç kimse diğerinin beyninin içini yüzde yüz algılayamaz. Bu dört ayrı unsur işte bu yüzden herkesin uygulamasının zorunlu olduğu anlaşmalar olur.

Sözünde Özenli Olmak

Sözünde özenli olmak anlatmak istediğiniz konuyu sizin anlamak istediğiniz şekilde değil karşınızdaki kişinin anlamasını istediğiniz şekilde anlatmak demek. Öfkelenmemek, sözlerinizi özenle seçmek demek. Eğer cümlelerinizi kurduğunuz kelimeleri özenli, dikkatli ve gerektiği gibi seçerseniz karşınızdaki kişi sizi en doğru şekilde anlar.

Hiçbir Şeyi Kişisel Algılamamak

Hiçbir şeyi kişisel algılamamak gün içinde çok fazla duyduğumuz pek çok yerde okuduğumuz ancak uygulayamadığımız ya da uygulamakta zorlandığımız bir anlaşma. Kişisel algılamak, size söylenen bir cümleyi sizinle doğrudan ilgisi olmasa da sizin odak noktası alınmanızla söylenmiş gibi algılamak demek. Örneğin, bir müşteri ile birçok kere görüştüğünüzü ve fakat işi alamadığınızı düşünün. Patronunuzun da size bu yüzden çok kızdığını ve kötü sözler sarf ettiğini düşünün. Bu durumda çok alınırsınız ve kötü hissedersiniz. Ancak patronun size olan tepkisini kişisel algılamazsanız kötü hissetmezsiniz. Bunu kişisel algılamamak için düşünce sisteminizi değiştirmeniz gerekir. Yani patronun size değil yaptığınız işe tepki verdiğini ve müşterinin davranışına tepki verdiğini düşünmelisiniz. Önemli olan sizin elinizden gelenin en iyisini yaptığınıza olan inancınız.

Kimseyi Yargılamamak

Herkes kendi rüyasını yaşar. Herkesin kendi ahlâk düzeni, doğruları ve yanlışları olabilir. Sizin doğrunuz başkasına uymayabilir ve başkasının doğrusunu da siz kabul etmeyebilirsiniz. Bu yüzden hiç kimseyi söyledikleri, yaptıkları ve düşünceleri için yargılamamalısınız. Çünkü siz yargıç değilsiniz.

Yapabileceğinin En İyisini Yapmak

Yapabileceğinizin en iyisini yapmanız kendinizi kanıtlamanızı ve iyi hissetmenizi sağlar. Neden 10 kilometre koşabilecekken 5 kilometre koşasınız? Neden 5 müşteri bağlayacakken sadece 1 müşteri ile görüşesiniz? Yapabileceklerinizin sınırı göremediğiniz bir noktada. O noktayı görmek için önce oraya doğru koşmanız ve ilerlemeniz şart.

Don Miguel Ruiz’in Dört Anlaşma’sı bence herkesin kulağına küpe olmalı. Ben bunu biraz değiştirdim ve her gün kendimle yaptığım anlaşmaları hatırlamak için parmağıma yüzük yaptım. 🙂 Metnin sadece benim okuyabileceğim büyüklükte olmasını ben istedim. Merak eden kişilere yüzüğü çıkarıp veriyorum metni okuyorlar ve ‘Dört Anlaşma’dan haberdar oluyorlar. 🙂

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.